|
 |
|
MEMİK BİZİM KÖYÜMÜZ |
|
|
|
MEMİK KÖYÜ'NE HOŞ GELDİNİZ. |
|
|
|
|
|
 |
|
Kısa Hadisler. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
BU SAYFAMIZDA SİZE KISA VE ÖZ HADİSLERDEN BAHSEDECEĞİZ.
[Bir Hadis] Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun. Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 7513/04/2009 da eklendi.
-------------------------------
[Bir Ayet] İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir. BAKARA SÛRESİ, 2/212
13/04/2009 da eklendi.
---------------------------
'Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza iyi davranmanızı kesin
olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına
ulaşırsa, sakın onlara 'öf' bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.'
(İsra Süresi, 23. Ayet)
selam ve dua ile kardeşim
..:: Bir Hadis ::..
İçinde çocuk bulunmayan evde, bereket yoktur
''İnsanlara merhamet göstermeyen kimseye ALLAHda merhamet göstermez.''
Hadis-i Şerif.
03/02/2009 da eklendi.
İLLEDE NAMAZ
Zile evliyâsından “Mustafa Kuddûsî” hazretleri, bir gün sevdiği bir gence;
- Evladım, insanların kaybettiğini bulmaya çalış, buyurdu.
Delikanlı merak etti:
- O nedir ki hocam?
- Sevgi ve muhabbet evladım. Sertlikle bir yere varılamaz. Sert insan, yalnız kalmaya mahkumdur. Sen, insanları sevmeye çalış.
Ve ekledi:
- Ayrıca kimsenin kusurunu da görme.
Delikanlı sordu:
- Nasıl görmeyeyim hocam?
- Çok kolay, buyurdu. Kar gibi ol mesela. Ben şahsen karlı havayı çok seviyorum. Çünkü kar, bütün kötülükleri, pislikleri örtüyor, göstermiyor. Sen de öyle ol.
Kurtulabilmek için
Bir gün de sohbetinde;
- Cehennemden kurtulmanın bir tek çaresi vardır, iki değil, buyurdu.
Merak ettiler.
- O nedir efendim?
- Kurtulanlarla beraber olmaktır, buyurdu.
Sordular yine:
- Kurtulanlar kimlerdir ki?
- Allah dostları, Ehl-i sünnet âlimleridir. Bu büyük zatların sohbeti, ele az geçen nîmetlerdendir.
- Böyle zatları bulamazsak? dediler.
- O zaman onların kitaplarını okuyun, buyurdu. Kitap okumak da sohbet gibidir. Hem dîninizi öğrenirsiniz, hem de kalbiniz temizlenir.
Namazı geciktirmeyin!
Bir gün de sohbetinde;
- Kardeşlerim, namazlarımızı geciktirmeden vaktinde kılalım, buyurdu.
Ve ilave etti:
- Çocuklarımıza da yemek ve içmekten önce namazın önemini anlatalım.
Sordular:
- Namaz, bu kadar mı mühim efendim?
- Elbette, buyurdu. Dünyada saadete, âhirette Cennet nîmetlerine kavuşmak iki şeye bağlıdır.
- Onlar nedir ki? dediler.
- Birincisi, hakiki bir “İslâm âlimi”ni tanıyıp onu sevmek ve onun gösterdiği yolda yürümektir.
- İkincisi hocam?
- İkincisi ise “beş vakit namaz”ı zamanında ve dosdoğru kılmaktır.
Şöyle bitirdi:
- Dünyada mescitlerde buluşanlar, âhirette Cennetlerde buluşacak inşallah
09/03/2009 da eklendi.
Şenol ÖZ.
----------------------------
UYUMADAN ÖNCE OKUNACAK DUA
01/02/2009 da ekledik.
Allahım; yüzümü sana çevirdim. Bütün işlerimi sana havale ettim. Bütün varlığımı sana bağladım. Korkularım ve arzularım başkasına değil, ancak Sanadır ve Sendedir. Sığınışım ve yalvarışım Sanadır. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin peygambere inandım.
Amin
------------------------
''Sizden biriniz, kendisi için istediği şeyi,din kardeşi için istemedikçe,gerçek anlamda iman etmiş olmaz.''Hadisi-Şerif
29/01/2009 da eklendi.
''Sabah ve akşam camiye giden kimseye,her gidişi için ALLAH cennette bir ikram hazırlatır.''Hadis-i Şerif.
26/01/2009 da eklendi.
''Çok secde etmeye bak! Zira senin ALLAH için yaptığın her secde karşılığında ALLAH seni bir derece yükseltir ve bir hatanı siler.''Hadis-i Şerif.
18/01/2009 da eklendi.
''Ameller niyetlere göre değerlendirilir.''Hadis-i Şerif.
18/01/2009 da eklendi.
Bir kimse din kardeşini severse sevdiğini ona söylesin''Hadis-i Şerif
16/01/2009 da eklendi.
Kişi sevdikleri ile beraberdir''Hadis-i Şerif
16/01/2009 da eklendi.
''ALLAH Teala sizin bedeninize ve yüzünüze değil kalbinize bakar.'' Hadis-i Şerif
16/01/2009 da eklendi.
Amellerin en hayırlısı ilk vaktinde kılınan namazdır.'' Hadis-i Şerif
16/01/2009 da eklendi |
|
|
|
|
|
|
 |
|
MEMİK KÖYÜNE HOŞ GELDİNİZ |
|
|
|
|
|
|
 |
|
Facebook beğen |
|
|
|
|
|
|
 |
|
KÖYÜMÜZ'Ü TANIYALIM |
|
|
|
|
|
| |
KÖYÜMÜZ'Ü TANIYALIM
Memik köyü, Sivrihisar’a 21 km. Eskişehir’e 121 km, Ankara ’ya 140 km ve Ankara, Eskişehir ( E 23) Karayoluna 7 Km uzaklıkta olup küçük sayılabilecek tipik bir anadolu köyüdür.
Köyümüzün Nüfusu 217 kişidir, En son seçimlerde oy kullanan 138 kişidir. Yaklaşık 60 Hane daimi ikamet eden bulunmaktadır.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
Köyümüz arazi kullanım alanı olarak ufak olduğu için devamlı göç vermekte olup genelde, Eskişehir, Antalya, Sivrihisar, İstanbul ve İzmit tarafına göç vermektedir.
Arazi büyüklüğü yaklaşık olarak 25.000 Dönüm olup, Sulu Alan 3.500 Dönüm civarındadır, Kıraç olarak tabir edilen yerler ise 8,500 Dönüm civarındadır. Kıraç alanda ise tarımda kullanılan bölüm 8.500 Dönüm civarındadır. Toplam tarımda kullanılan arazi 12 000 dönüm civarıdır.
Köyümüzün bir yaylası olup (Alan yaylası) Köyümüze Uzaklığı 9 Km dir buranın yakınında şu anda Köyümüz dışından gelen yabancı bir aile yaşayıp hayvan yetiştiriciliği yapmaktadır.
Şenol ÖZ. |
|
|
|
|
|
 |
|
KÖYÜMÜZ'ÜN TARİHİ |
|
|
|
|
|
| |
KÖYÜMÜZÜN TARİHİ
Köyümüzün tarihi çok eskiye dayanmakta olup buda Büvet mevkiindeki köy yerleşim kalıntıları, köyümüzün doğusundaki Yalıkurdun dere batısındaki yerleşim kalıntılarından, Elcik köyü ile memik köyü sınırı olan Hacı Mahmut çeşmesi mevkiindeki yerleşim kalıntıları, Çakıllı Kızılyer ve İn önü mevkiindeki hamam yeri kalıntıları ve o bölgeye Osman çaldan gelen su künkleri ile Babakayası mevkiinden gelen su künkleri ve bu civardaki kalıntılarından anlaşılmaktadır, buralardaki mezarların yapısından hırıstiyanlık dönemine ait olduğu bellidir buda bundan yaklaşık olarak 2000 yıl öncesi olan Romalılar dönemine denk gelmektedir.
Köyümüz halkının 26 Haziran ile 3 Temmuz 1243 tarihleri arasında Anadolu Selçuklularının, Moğollara yenilmesiyle sonuçlanan 1 Temmuz 1243 tarihinde Sivas’ın 80 kilometre doğusunda meydana gelen Kösedağ savaşı Türk-İslâm tarihinde, önemli bir dönüm noktası teşkil etmiştir. Bu savaş 200 Yıllık Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılma sürecine girmesine sebep olmuştur. Anadolu Selçuklularının dağılmasından sonra atalarımız şimdiki yerine yerleştiği ile ilgili verilere ulaşılmıştır.
Köyümüzde Arslandoğmuş mevkii ve Saffet Genç, in evinin yanındaki mezarlık kalıntılarından başka eski bir kalıntı bulunmamaktadır. Benim tahminim Köyümüz Selçuklular zamanında şu anda bulunduğu yere gelmiş olasılığı yüksek bazı rivayetlere göre 1250 ile 1572 yılları arasında mısır ve Suriye dolaylarında hüküm süren Memlük devleti ile bağımız olduğu söylemleri olsa da benim yaptığım araştırmalarda atalarımızla Memlük devleti arasında her hangi bir bağa rastlayamadım.
Dr Halime DOĞRU ‘nun XV. ve XVI. YÜZYILLARDA SİVRİHİSAR NAHİYESİ adlı Türk tarih kurumu tarafından 1997 yılında basılan kitabında Köyümüzün isminin MEMLÜK olarak geçtiğini ve 1486 ile 1581 Yılları arasında köyümüzün 14 hane olduğundan bahsetmekte ise de Nüfusunun kaç kişi olduğuna ulaşılamamış olup tahmini nüfusu her haneyi 6 kişi olarak hesaplarsak !. çünkü eskiden aileler evlenen çocukları ile aynı hanede kalıyorlardı birde ailemiz kalabalık olsun bazısı asker olup savaşa gider bazısı da köyde kalıp aileye bakar diye çok çocuk yapıyorlardı nüfus kalabalıktı bundan dolayı Köyümüzün nüfusu yaklaşık olarak 84 kişi civarında olduğunu tahmin ediyorum.
Ayrıca aynı kitapta köyümüz sınırları içersinde olan ve şu anda harabe olan ARSLANDOĞMUŞ Köyünün neresi olduğu ile ilgili çelişkiler olup Kitabın yazarının bizim köyümüzün civarını tanımadığı anlaşılmaktadır. Kitapta Adı geçen yerin bizim köyümüz sınırları içersinde Arslandoğmuş mevkiidir buda belirtilen yerdeki mezarlıktaki kafası kırık Aslan heykellerinden anlaşılmaktadır. Bu mevkiin İslamiyet ten öncede yerleşim yeri olduğu Yerleşim yerindeki insanların islamiyete geçtikten sonra Aslan heykellerinin kafalarını kırıp mezar taşı olarak kullanmışlardır. Ayrıca buradaki kalıntılardan sökülen taşlar köyümüzde çeşmelerde ve evlerde inşaatlarda kullanılmıştır. Köyümüz halkı arasında bu mevkiiye içersinde bulunan zaviyeden dolayı Tekke denmektedir. Arslandoğmuş köyünün o tarihte 12 hane olduğundan bahsedilmektedir.
1074 yılında Sivrihisar’a Selçukluların yerleşmesi ile birlikte ilçenin adının KARAHİSAR olduğu bilinmektedir. Bu devirde birçok camii, medrese, hamam gibi eserler yapılmıştır.
Sivrihisar 1289 tarihinde Osmanlı hakimiyeti altına girdi. Bir müddet sonra, Osman Bey Sivrihisar’la birlikte bütün Eskişehir çevresinin idaresini kardeşi Gündüz Beye vermiştir. 3000 kadar Türkmen aşireti çevreye yerleştirilmiştir. Sivrihisar halkının soyu Oğuz Türkmen aşiretinin devamıdır. Sivrihisar’a gelen oğuz boyları ve kolları;
Karkın , Kınık, Alaçat veya Aliço, İmralı, İmur, Yolemir, Beydili, Yazır, Buğdüz aşiretleri Avşar, Kılıç, Kırgız, Köseler, Sazılar Boylarıdır.
Sivrihisar bölgesi Müslüman Türklerin eline geçmesinden sonra da burada Hristiyanlık faaliyetleri İslam’ın yanında devam etmiştir. Ayrıca Hülagu tarafından 1251 yılında bundan (700 sene önce) yöreye getirilen Ermeniler hırıstiyan ananelerini burada sürdürmüşler. Rusya’dan gelen Kigunk ve Papasivanus (Hırıstiyan ,Ermeni ) kabileleri Elcik ve Memik Köylerine yerleştirilmişler, fakat bunlar daha sonra Sivrihisar merkezine taşınarak birleşmişlerdir. Bunlar Sivrihisar ’ da Rumlar ’la birlikte olup Müslüman halka çok eziyet etmişler, bilhassa Milli Mücadele yıllarında aşırı taşkınlıklar yaparak Türkler ’e eza ve cefa yapmışlar, savaş sonunda ise ilçeden sökülüp atılmışlardır.
Aynı kitapta arslandoğmuş köyündeki zaviye’den bahsedilmektedir.
Oruç İbrahim Zaviyesi: Sivrihisar’ın Arslandoğmuş köyünde bulunan bu zaviyenin kuruluşu Osmanlı Devletinin kurulduğu ilk yıllara kadar gitmektedir. Ahi Hasan adındaki kimse şeyh iken kendi isteğiyle görevinden ayrılmış ve burası Sivrihisar kadısı tarafından Piri Fakih’e uygun görülmüştür. Ve Kanuni’nin beratı ile Piri Fakih’e sadaka olunmuştur.
Bu kısım Sivrihisar tarihi adlı kitaptan alıntıdır.
Mısır Memlûk Devleti (Memlûklar, Memluklar, Memluk Devleti)
1250-1517 yılları arasında, Mısır ve Suriye dolaylarında hüküm süren devlet.
Memlûk, Arapça ’da “köle” (Beyaz köle) demektir. Hükümdar ve emirlerin muhafız birliklerine bağlı bu köleler, meziyetleri sayesinde, zamanla hizmetinde bulundukları devletlerde idarî kadroyu ele geçirmişlerdir. Kendi nüfuslarını kuvvetlendirmek maksadıyla, islam tarihinde ilk defa memlûk (beyaz köle) kullananlar, Abbasî halîfeleri olmuştur. Abbasî ordusundaki Türk memlûkların sayısı, kısa bir süre içerisinde 35 bine ulaştı. Bu Türk askerleri sayesinde Abbasiler, dış tehlikelere başarıyla karşı koydular.
Şenol ÖZ. |
|
|
|
|
|
 |
|
KÖYÜMÜZÜN 1. ÇİHAN VE ÇANAKKALE SAVAŞINDAKİ YERİ |
|
|
|
|
|
| |
KÖYÜMÜZÜN 1. ÇİHAN VE ÇANAKKALE SAVAŞINDAKİ YERİ
Babam köyümüzün ilkokulunda yetişen ilk öğretmen Mehmet Öz’den edindiğim bilgiye göre kendisi 1967 - 1971 yılları arasında köyümüzde öğretmenlik yaparken savaşa katılanları okula getirip öğrencilere savaşla ilgili anılarını anlattırır ve savaşla ilgili anılarını anlatırken ağlayıp çok cefa çektik bize o günleri tekrar hatırlatmayın diye söylediklerini belirtmiştir.
Köyümüzden 1. Cihan ve Çanakkale savaşlarına 38 kişi katılmış olup savaşa katılanlardan 27 kişi şehit olmuş 11 kişi sağ olarak dönmüştür.
Sağ olarak dönenler Ömer Çavuş , Ahmet TÜYSÜZ, Süleyman AKYATAK (Dobaç) , Süleyman Türk (Hacı), İzzet AKYATAK, Kel Ömer, Ahmet ÇAL, Öksüz Ahmet (Ahmet Çam), Veli YILDIZ, Süleyman EREN, Ali EREN dir. Benim 2 Dedem de babamın dedesi Ali Osman ÖZ ve Annemin dedesi Kabakcı oğlu Mehmet Çanakkale savaşında şehit olmuşlardır.
Aşağıda isimleri yazılı köy halkından olanlar 1911 yılında askerlik yapmaya başlamış 1923 yılında cumhuriyet kurulduktan daha sonra bitirmişlerdir. Askerlikleri boyunca hiç izin kullanmadan 4 cephede savaşıp sağ olarak köyümüze dönmüşlerdir. Süleyman AKYATAK (Dobaç) Yemen savaşına katılmış, Süleyman Türk (Hacı) Mekke muhafızı olarak görev yapmış, Ahmet Tüysüz (Tüsüz Ahmet) Süveyş Kanalında askerlik yaparken İngilizlere esir düşmüş Kattül amarede 2 yıl esir kalmıştır, Ömer Aslan (Ömer Çavuş) Galicyada 1. Dünya savaşına katılmış , İbrahim Selek (sepetçi), Öksüz Ahmet (Ahmet Çam) , Namı diyar Köfteci, Trablusgarp, Balkan savaşı,1.Dünya savaşı ve kurtuluş savaşlarına katılmışlar hiç izin kullanmadan 14 yıl askerlik yapmışlar. Savaş bitip Askerler köye döndüğünde çoğu aile inanamamış ve çocuklarını tanıyamamış çünkü uzun süre haber alamadıkları için şehit olduklarını düşünmüşlerdir.
Kel Ömer Galicyada 1 dünya savaşında yaralanıp gazi olmuştur.
Cumhuriyetimiz kurulurken köyümüz halkının çok emeği geçmiş olup şehitlik mertebesine ulaşıp hakkın rahmetine ulaşanlara,Yaralanıp Gazi olanlara ve emeği geçenlere ne kadar minnettar olduğumuzu iletsek azdır çünkü Minarelerdeki bu ezan onların sayesinde susmuyor, Gönlerdeki bu ay yıldızlı şanlı Bayrağımız onların sayesinde dalgalanıyor.
İnşallah sonsuza kadar Minarelerdeki ezan susmayacak, Şanlı bayrağımız gönlerde dalgalanacak.
Şenol ÖZ. |
|
|
|
|
|
 |
|
KÖYÜMÜZ'ÜN KURTULUŞ SAVAŞINDAKİ YERİ. |
|
|
|
|
|
| |
KÖYÜMÜZ'ÜN KURTULUŞ SAVAŞINDAKİ YERİ.
Kurtuluş savaşında yunanlılar bizim köyümüzü işgal etmişler ve Sakarya savaşında mağlup olup geri kaçarken hiçbir ev kalmamak şartı ile tamamen köyümüzü yakmışlar. Geri kaçarken 7000 baş koyun ve keçi ile 200 büyük baş hayvanı beraberinde götürmüşlerdir.
Köyümüz halkından kurtuluş savaşına çok sayıda katılan olmuş bunlardan Kel Hasan ( Hasan Öz), Kel Ahmet ( Ahmet Öz), Hacı Süleyman (Süleyman Eren), Hacı Ali ( Ali eren) , Hasan Çam (Kırma hasan) ve Hasan Çelik( Eminenin Hasan), askerliğini bitirdikten sonra sağ olarak köyümüze dönmüşlerdir.
Köyümüzün erkekleri savaşmak için cephede olduğundan dolayı Köyde bulunan yaşlı, Kadın ve çocuklar Alan yaylası yakınındaki tınaz tepesindeki bir mağarada saklanmışlar . Kurtuluş savaşında köyümüzden çok şehit olanlar olmuştur. Bilahare yunanlılar bizim köy civarını terk etmesinden sonra Köylülerimiz tekrar evlerine dönmüşler o yıllarda bir tarafta savaş , bir tarafta, kıtlık Köyümüz insanları çok cefa çekmiştir.
Şenol ÖZ. |
|
|
|
Bugün 7 ziyaretçiburdaydı! |