MEMİK KÖYÜ
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü.
Işık lşık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver!
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar!
Yurda, ay-yıldızının ışığı yeter.
savaş bizi karlı dağlara gö.türdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün
Gölgene sığındık.
Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim;
Yer yüzünde yer beğen:
Nereye dikilmek istersen
Söyle seni oraya dikeyim...!
Örf,Adet,Gelenek ve Görenekleri ile Köyümüzü tanıyalım
Sevgili Dostlarım bu hafta sonu 3 gün buram buram tarih kokan Çocukluğumun ve Gençliğimin geçtiği Dünyanın merkezi SİVRİHİSAR’ ımızdaydım işlerimin yoğunluğu nedeni ile çok sevdiğim memleketime yaklaşık olarak 4 aydır gitmiyordum size oradaki bir kaç saatimi bom boş sokaklarda berabermişiz gibi anlatmak istiyorum çünkü benim o gün geçtiğim sokaklardan sizinde çok geçtiğinizi ve bu sokaklarda sizinde benim gibi birçok anınızın olduğunu tahmin edebiliyorum size de eski anılarınızı yaşatmak istiyorum.
SİVRİHİSAR' a Cuma akşamından gittim Pazar akşamı Ankara'ya döndüm ve İlçemizde bulunduğum her anı dolu dolu geçirmeye çalıştım birçok eski dostumla görüştüm ve ziyaret ettim Sitelerimizde yayınlanması için SİVRİHİSAR' da ve Köyüm Memik' de bol bol resimler çektim ve kendime göre de bir program yaptım. Cuma akşamı yattım ve Sabahı zor ettim çünkü sitede yayınlamak için resimler çekecektim ve bunun içinde en uygun zaman sabahın erken vaktiydi Cadde ve Sokaklarda kimseler yokken di ve sabah Saat 6.00 de kalktım evden çıktım ilk önce Dörtyol’dan ilçemizin resmini çekmeye başladım sırası ile Kurşunlu Camii ye gittim ve Kurşunlu camii de uygun bir ortam bulamadım çünkü Kurşunlu camii de tadilat vardı ve her taraf inşaat malzemeleri ile doluydu bir kaç resim çektikten sonra, Balaban camii ne gittim bir kaç resim çektikten sonra oradan Hükümet meydanına bir kaç resim derken oradan Ulu camimizin arka tarafına arabamı park ettim ve yürüyerek eski Hanın önünden, Sümer bank binasının aradan Hızır bey mescidine geçtim tabi her gittiğim yerlerin özellikle eski bina ve boş sokakları resimledim Hızırbey mescidinin etrafını, yan taraftaki eski mezarlığın resimlerini çektikten sonra Çaput pazarının olduğu meydanı, Karkın’ lı Ali'nin hanı, Saat kulesini, eski evleri resimledim Yoğurt pazarına geçtim oralarda da bir kaç resim çektikten sonra terzi İsmail abi erkenden dükkanı açmış ve çatalların Satılmış abi ile sohbet ediyorlardı İsmail abi birer çay söyledi çayları içtik memleket meselelerinden konuştuktan sonra oradan ayrıldım ve Şadırvan meydanının etrafını resimledim, Köfteci dayının eski dükkanının sokağını ve Demirciler arastasını resimleyipEski buğday pazarını ve Hoş kadem camiini resimleyip, Ancıların evin aradan resimleyerek Bodür camii’ yegeçtim buradaki dar sokaklar’ı resimleyip, Eskiden çocukluğumuzda mahalleler arası maçlar yapıp top oynayarak vakit geçirdiğimiz ve şuanda yeni binalar yapılmış eski halinden bir şey kalmamış Kara Zale’ nin bahçenin yanından, Tenekeli mektebin aradan Yenice mahalle camiini resimleyip yeni restore edilerek mükemmel görünen Zaimoğlu konağını ve çevresini resimleyip, Ali baba türbesini’ de resimleyip, Sebze pazarının alt tarafından, Hüseyin Uçar'ın eski evin aradan Yeni cami ye geçtim, Buradan Sobacılar arastasını, Atıcılar ve at arabacıları arastasını resimlerken Karaoğlanların fırından fırıncı Kabadayı’ nın oğlu Hüseyin geldi yanıma onunla’ da 1 yıl boyunca Halk eğitim merkezine saz kursuna gidip müzik öğretmeni Namık KOÇAK’ tan bağlama çalmayı öğrenipEndüstri meslek lisesi salonunda kalabalık bir topluluğa konser vermiştik, eski anılardan bahsedip ayak üstü biraz sohbet ettik’ den sonra oradan ayrılıp Düğün salonu karşısında Gözüm oteli altındaki eski komşularım Berber Hasan EFE' yi ziyaret edip ardından uzun yıllar komşuluk yaptığım ve adeta ailemden birileri gibi gördüğüm Kardeşler Berberi Mehmet Ali ANLAR' ı ziyaret ettiğim sırada evden kimseye haber vermeden çıktığım için annem beni evde göremeyince merak etmiş telefon çaldı oğlum sen nerdesin dedi? Çarşı’dayım dedim rüyan damı gördün bu saatte ne işin var gel kahvaltı yapıcağız dedi ve eve dönmek için hareket ettim dönerken de Şehitliğe uğradım ve bir kaç resimde orada çektikten sonra eve döndüm bu arada saatte 9.00 olmuştu.Yaptığım plana ve programa göre gezecek çok yerler vardıama evde kahvaltıya bekleyen Annem ve Babamı bekletmemem gerekiyordu ama SİVRİHİSAR’ a her gittiğimde bu planlarımı uygulayıp Çocukluğumda ve Gençliğimde yaşadığım olayları yeniden dolu dolu yaşamak istiyorum. Ben SİVRİHİSAR’ ımıza yan gelip yatıp dinlenmeye gitmiyorum dinlenmeyi evimde’ de yapabilirim Anamı,Babamı,eşimi, dostumu ziyaret edip eski anılarımı yaşamaya gidiyorum.
Sizlere tavsiyem sizlerde bir yere gittiğiniz zaman ben tatile geldim yan gelip yatacağım demeyin çevrenizi gezin,dolaşın varsa eski anılarınızı tazeleyin.
Sivrihisar'da boş sokaklarda çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği ve anılarımla beraber yaşadığım bir kaç saati anlatmaya ve sizlerle paylaşmaya çalıştım umuyorum’ ki memnun olmuşsunuzdur.Başkentten tüm hemşeri ve dostlarıma saygılar ve selamlar.
Şenol ÖZ.
07/05/2009
-----------------------
İLGİNÇ BİR SEÇİM ANISI.
Sevgili dostlarım sizlerle bu yazımda bir seçim anımı paylaşmak istiyorum . 1983 Yılında Anap’ Tan Belediye başkanı seçilen ve 1987 yılında vefat eden çok sevgili abim Merhum Sayın Tevfik KARAKAYA’nın vefatından sonra ilçemizde bir ara seçim oldu ve bu bizim ilçemizde değil tün ülkemizde boş bulunan Belediye başkanlıkları ve Mahalli idarelerde yapıldı, fakat Seçim yapılan yerlerden en çok nüfus yoğunluğu olan yer ise bizim ilçemiz SİVRİHİSAR’dı bundan dolayı siyasi partiler bizim ilçemize çok büyük önem veriyordu adeta ilçemize karargah kurdular.
O seçimlere 4 parti katılmıştı sırası ile ANAP ( Anavatan Partisi), DYP, (Doğru Yol Partisi, HP(Halkçı Parti) ve IDP (Islahatçı Demokrasi Partisi) ilçemizi o zaman seçim döneminde iktidar olan ANAP’ın hergün 2 bakanı gelip ziyaretler yapıyordu ayrıca DYP’ Genel Başkanı Hüsamettin CİNDORUK, HP’nin Genel Başkanı Necdet CALP, IDP’nin Genel Başkanı Aykut EDİBALİ hepsi ilçemizi ziyaret etmişti. Adaylardan ve ilçemizi ziyarete gelen siyasetçilerden ne vaatler duyuyorduk (Meşhur Dalan diye anılan kepçenin geldiği seçim).
Adaylar ise ANAP’tan Gürbüz KARA, DYP’den İbrahim DEMİRKOL, HP’den Merhum İlhan ÖZDEMİR şu anda IDP’nin adayının adını hatırlayamıyorum. Bizde arkadaşımızın babası olması nedeni ile kendi arkadaşlık gurubumuzla Gürbüz KARA’yı destekliyoruz ve her akşam Parti binasında toplanıp, Kahvehaneleri ve seçmenleri ziyaret ediyoruz seçmenleri kendi safımıza çekip bizim adayımıza oy vermesini sağlamaya çalışıyoruz ve gece geç vakit olunca ise genç arkadaşlarla direklere afişler asıyoruz probaganda yapıyoruz tabi bizim ilçemizde her seçim döneminde olduğu gibi bu dönemde’ de değişik dedikodular oluyor vay efendim tencere verildi kapağı verilmedi kapağı seçimi kazanırlarsa verecekler, Tenekelerle yağ dağıtıldı, Altın dağıtıldı falan gibi birçok dedikodu bu Tencereleri,Yağları ve Altınları biz dağıtmışız ama ben hiç görmedim nasıl olduysa!.
Derken seçim günü geldi çattı ve bizde Atatürk ilköğretim okulunda Hızırbey Mahallesi 23 numaralı sandıkta sandık görevlisiyiz Sandık Başkanı Şimdiki Belediye Başkanımız Sayın Yaşar YURTTAŞ, ANAP’ın sandık görevlisi ben, DYP’nin sandık görevlisi Nadir ATASOY, IDP’nin sandık görevlisi ise Hüsnü DUMAN seçimde bütün partiler o kadar iddialı’ ki hangi partiliye sorsan seçimi bizim aday kazanacak diyor.
Oy verme işlemi bitti parti müşahitleri ellerinde kalem ve defterleri hazırladılar sandıkların açılmasını bekliyorlar ve sandıklar açıldı oy sayımı başladı IDP hariç bütün partilere Oy çıkıyor fakat IDP ye oy yok bu partinin sandık müşahidi uyuklamaya başladı derken oy sayım işi bitti IDP’ye bizim sandıktan hiç oy çıkmadı sandık görevlileri dışında herkes dağıldı ve oy verilen sınıfta sadece sandık görevlisi arkadaşlarla baş başa kaldık ben IDP’nin sandık görevlisi Hüsnü abiye dönerek abi senin partiye hiç oy çıkamadı! ne oldu sende vermemişsin dediğimde sanki suçluluk duygusu içersinde mahçup bir vaziyete geldi ya arkadaşlar ne biliyim birisi verir diye düşünmüştüm deyince sandık başındaki arkadaşlar hep beraber o günün ve seçimin sitresini birden unuttuk ve kahkahalarla atark uzun uzun gülmeye başladık ve bu olay bende bir anı olarak kaldı hala anar,dostlarıma anlatır ve gülümserim.
Seçime katılan siyası partilerin adayı arkadaşlara ve destekçilerinden bir ricam olacak SİVRİHİSAR ufak yer biribirinizi kırıcı ve rencide edici siyaset yapmayın yarın yine yüzyüze bakacaksınız aynı ortamda bulunup belki aynı kahvehanede oturup sohbet edip çay, kahve içip oyun oynayacaksınız lütfen yıkıcı değil yapıcı siyaset yapın ve uzun yıllar sonra içinizde güzel bir anı olarak kalsın İlçemizde 7 aday var bu seçimin bir galibi olacak oda ALLAH izin verirse ekibi ile beraber 5 yıl boyunca İlçemize hizmet edecek. Seçimden sonra parti ayırt etmeksizin birlik ve beraberlik sergileyin hatalar yapmayın bazı yapılan hatalar ve sarf edilen sözler uzun yıllar geçse dahi unutulmuyor.
Bizim hiç görmediğimiz tencereyi, Yağı ve Altınları unutmadığımız gibi.
Başkentten tün Dost ve Hemşerilerime selamlar.
07/03/209
Sevgili dostlarım sizlere bu yazımda Teknolojiden bahsetmek istiyorum. Teknoloji ne? benim görüşüm; şuanda kullandığımız Bilgisayar ve İnternet.
Ben bilgisayar kullanma ile 4 yıl önce tanıştım, İnternet ile ise bundan 1 yıl önce tanıştım ve bu tanışmadan sonra Bilgisayar ve İnternetin zaruri bir ihtiyaç olduğunu ve benim bu konuda çok geride kaldığımı anladım ama tabi bu söylediklerim iyi amaçlı kullanma açısından çünkü? kılavye elinin altında senin kullanma amacına bağlı ( Bıçak gibi kullanma amacına bağlı) ben iyi amaçlı kullanıyorum.
İnternetten insanları bilgilendirici ne birleştirici olarak kullanmaya çalışıyorum Köyümüz adına kurduğumuz sitede köyümüz dışındaki insanların Köyümüzle ilgili Özlemini gidermeye çalışıyoruz köyümüzden haberler yazıp sitelerimize resimler ekleyerek insanların uzun süredir görmediği İnsanları, yerleri ve mekanları göstererek kendilerini köyümüzde yaşıyormuş havası vermeye çalışıyoruz. Fesbuk’taki kurduğumuz guruplarda köylülerimizi bir yere toplayıp herkesi üye yaparak insanların biri birinden kopmamasının sağlayıp mesaj ve yazışmalarla aracılık yapıyoruz. Yine Fesbuk’ta Sülalemizle ilgili soy ağacı oluşturup bu zamana kadar gelen ve bundan sonra yaşayacak akrabalarımızın akrabalık bağlarının kopmamasını sağlamaya çalışıyoruz. Düşünün siz atalarınızı tanıyormusunuz! nereden geldiklerini biliyormusunuz, atalarınızın şu anda bulunduğunuz ortama ne şartlarla gelip Sivrihisara nasıl yerleştiklerini biliyormusunuz! hangi soydansınız!, siz kimsiniz! düşünün eğer bu zamana kadar gelen soyunuza ulaşamıyorsanız! kendinize ve bundan sonraki soyunuza bir iyilik yapın ve İnternetin nimetlerinden faydalanın çocuklarınızın kafasında soru oluşturmayın hemen sülalenizle, köyünüzle ve yakınlarınızla ilgili guruplar kurarak sizden sonra yaşayan kişilere iyilik yapın Fesbuk’ta veya İnternette çeşitli siteler vasıtası ile kuracağınız köy ve soyağacı ile ilgili gruplarda yapacağınız bu çalışma sizi bu amacınıza ulaştırır ve bu sitelere üyelik karşılığında ücret ödemiyorsunuz sadece bilgisayarın başına oturup bilgi birikiminizi aktarıyorsunuz siz ölüp bu dünyadan göçüp gittikten sonra arkanızdan dua etsinler atalarımız böyle bir çalışma yapmış kafamızda sorular oluşmuyor diye düşünsünler.
Eski zamanlarda yaşayan atalarımızın çoğunun okuma yazması olmayıp teknoloji bu kadar gelişmiş değildi. Atalarımızın yaptığı hataları biz yapmayalım ve geçmişimize ve geleceğimize sahip çıkıp çocuklarımızı çelişkiden kurtaralım.
Bilgisayar ve İnternet öyle olgu ki uçsuz, bucaksız bir alem dünya parmaklarının ucunda birkaç tuşa bastımı uçsuz bucaksız yalan, yanlış, ahlaklı ve ahlaksızca kimsenin kontrol edemediği birçok bilginin olduğu bir alem yani internette ulaştığınız bilgilerin hepsi doğru değil ve Bilgisayarın başına oturduğunuz zaman vaktin nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz yani vakit öldürmeye birebir bir alem. Sevgili dostlarım çok değerli vaktinizi Bilgisayar ve İnternette dolaşırken öldürüyorsanız lütfen uygunsuz siteleri ziyaret ederek değil de internet aleminde insan oğlunun faydalanacağı yararlı şeyler yapın.
Başkentten saygı ve sevgilerimle.
Şenol ÖZ.
13/02/2009.
--------------------------------------------
BİZİM TOPRAĞIMIZ SAĞLAM ÇÖMLEK USTASINI SEÇELİM.
Sayın çok değerli Hemşerilerim, Dostlarım!.
Bu yazımda sizlere kendimizle ilgili öz eleştiride bulunmak istiyorum. Neymiş efendim Sivrihisar'ın toprağından Çölmek olmazmış? hemşerilerime sesleniyorum Bu topraklar öyle bir toprakki burası dünyanın merkezi, Kainata mal olmuş Evliyaların diyarı bu topraklardan öyle evliyalar yetişmişki;Kimlermi! Nasrettin Hoca, Yunus EMRE, Aziz Mahmut Hüdai,Sinan Paşa, Fatihin Sultan Mehmet hanın hocası İstanbulun ilk kadısı Hızır bey'i ve daha ismini sayamadığım birçok ulemayı yetiştiren bir toprak XV. yüzyılda nüfusu 4000 civarında civarın en büyük yerleşim yeri. Öyle bir toprakki yanıbaşımızdaki Nüfusu 100 bine dayanan Kalkınıp alıp başını büyüyen Polatlı daha köyken Koskoca Osmanlı imparatorluğuna sancak beyliği yapmış bir yer; buranın toprağından olmayacakta bu Çömlek başka nerenin toprağından olacak arkadaşlar kendimize gelelim bizden Çömlek olmaz dersek elin oğlu gelir senin ata toprağına konar ondan sonra yandın ALLAH diye bağırırız bak İlçemizdeki büyük işletmelere hepsi yabancıların eline geçmiş Dümrek'teki mermer ocakları, Çevremizdeki Mozaik ocakları, Çevremizdeki Maden ocakları,İstiklalbağı'ndaki kum ocağı,Yol boylarındaki Benzinlikler,Çarşamba günleri kurulan İlçemiz pazarında da pazarcı olarak yabancıların sözü geçiyor, yerli olanların esamesi okunmuyor,daha hangi birini sayayım adamlar bu tesislerde Sivrihisarlıları bile çalıştırmıyor, Çalışanlar dahi yabancı bizim hemşerilerimizde böyle yabancı düşkünlüğü olduğu sürece Sivrihisarın toprağından Çölmek olmaz dendiği sürece elalem aya gider biz yaya kalırız sonrada gelir ata topraklarından bizi sürer çıkarırlar.
İlçemizin Sosyal yardımlaşma vakfı ile ilgili araştırma yaptım yardım alanların çoğunluğu Sivrihisarlı değil? ilçemiz toprakları dışından göç edip gelenler.
İlçemizdeki suç oranları ile ilgili araştırma yaptım! 20 yıl öncesine oranla suç oranı artmış ve bu artışta suça karışanların çoğunluğu bu toprakların evlatları değil dışardan göç edenler.
Dostlarım yabancı düşmanlığı yapmıyorum ama Yabancı düşkünlüğünü bırakıp özümüze dönelim bize bu toprakları Çömlek yapın diye bırakıp giden atalarımızın kemiklerini sızlatmayalım.
Önümüzde 29 Mart ta mahalli idareler seçimleri var 5 yıllığına İlçemize Belediye Başkanı, Belediye meclis üyeleri ve İlgenel meclis üyeleri seçilecek .5 yılda bir size sorulan soruya cevabınızı verin ve bizim Toprağımızdan kim iyi Çömlek yapacaksa onu bu toprakların başına Çölmek'çi seçin siyasi parti sorun değil iktidar partisi imiş, Muhalefetmiş aramayın Çömleği yapacak usta iyi olduktan sonra bizim toprağımız sağlam korkmayın.
Başkentten tüm dostlarıma selamlar.
Sevgili dostlarım Bu yazımda sizinle bu haftaki www.sivrihisarliyiz.biz.com da yaptığım yorumu paylaşmak istedim.
23/01/2009.Şenol ÖZ
08 Temmuz 2015
BÜVET 17 Mayıs 2015
MEMİK KÖYÜNE HOŞ GELDİNİZ
Facebook beğen
KÖYÜMÜZ'Ü TANIYALIM
KÖYÜMÜZ'Ü TANIYALIM
Memik köyü, Sivrihisar’a 21 km. Eskişehir’e 121 km, Ankara ’ya 140 km ve Ankara, Eskişehir ( E 23) Karayoluna 7 Km uzaklıkta olup küçük sayılabilecek tipik bir anadolu köyüdür.
Köyümüzün Nüfusu 217 kişidir, En son seçimlerde oy kullanan 138 kişidir. Yaklaşık 60 Hane daimi ikamet eden bulunmaktadır.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
Köyümüz arazi kullanım alanı olarak ufak olduğu için devamlı göç vermekte olup genelde, Eskişehir, Antalya, Sivrihisar, İstanbul ve İzmit tarafına göç vermektedir.
Arazi büyüklüğü yaklaşık olarak 25.000 Dönüm olup, Sulu Alan 3.500 Dönüm civarındadır, Kıraç olarak tabir edilen yerler ise 8,500 Dönüm civarındadır. Kıraç alanda ise tarımda kullanılan bölüm 8.500 Dönüm civarındadır. Toplam tarımda kullanılan arazi 12 000 dönüm civarıdır.
Köyümüzün bir yaylası olup (Alan yaylası) Köyümüze Uzaklığı 9 Km dir buranın yakınında şu anda Köyümüz dışından gelen yabancı bir aile yaşayıp hayvan yetiştiriciliği yapmaktadır.
Şenol ÖZ.
KÖYÜMÜZ'ÜN TARİHİ
KÖYÜMÜZÜN TARİHİ
Köyümüzün tarihi çok eskiye dayanmakta olup buda Büvet mevkiindeki köy yerleşim kalıntıları, köyümüzün doğusundaki Yalıkurdun dere batısındaki yerleşim kalıntılarından, Elcik köyü ile memik köyü sınırı olan Hacı Mahmut çeşmesi mevkiindeki yerleşim kalıntıları, Çakıllı Kızılyer ve İn önü mevkiindeki hamam yeri kalıntıları ve o bölgeye Osman çaldan gelen su künkleri ile Babakayası mevkiinden gelen su künkleri ve bu civardaki kalıntılarından anlaşılmaktadır, buralardaki mezarların yapısından hırıstiyanlık dönemine ait olduğu bellidir buda bundan yaklaşık olarak 2000 yıl öncesi olan Romalılar dönemine denk gelmektedir.
Köyümüz halkının 26 Haziran ile 3 Temmuz 1243 tarihleri arasında Anadolu Selçuklularının, Moğollara yenilmesiyle sonuçlanan 1 Temmuz 1243 tarihinde Sivas’ın 80 kilometre doğusunda meydana gelen Kösedağ savaşı Türk-İslâm tarihinde, önemli bir dönüm noktası teşkil etmiştir. Bu savaş 200 Yıllık Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılma sürecine girmesine sebep olmuştur. Anadolu Selçuklularının dağılmasından sonra atalarımız şimdiki yerine yerleştiği ile ilgili verilere ulaşılmıştır.
Köyümüzde Arslandoğmuş mevkii ve Saffet Genç, in evinin yanındaki mezarlık kalıntılarından başka eski bir kalıntı bulunmamaktadır. Benim tahminim Köyümüz Selçuklular zamanında şu anda bulunduğu yere gelmiş olasılığı yüksek bazı rivayetlere göre 1250 ile 1572 yılları arasında mısır ve Suriye dolaylarında hüküm süren Memlük devleti ile bağımız olduğu söylemleri olsa da benim yaptığım araştırmalarda atalarımızla Memlük devleti arasında her hangi bir bağa rastlayamadım.
Dr Halime DOĞRU ‘nun XV. ve XVI. YÜZYILLARDA SİVRİHİSAR NAHİYESİ adlı Türk tarih kurumu tarafından 1997 yılında basılan kitabında Köyümüzün isminin MEMLÜK olarak geçtiğini ve 1486 ile 1581 Yılları arasında köyümüzün 14 hane olduğundan bahsetmekte ise de Nüfusunun kaç kişi olduğuna ulaşılamamış olup tahmini nüfusu her haneyi 6 kişi olarak hesaplarsak !. çünkü eskiden aileler evlenen çocukları ile aynı hanede kalıyorlardı birde ailemiz kalabalık olsun bazısı asker olup savaşa gider bazısı da köyde kalıp aileye bakar diye çok çocuk yapıyorlardı nüfus kalabalıktı bundan dolayı Köyümüzün nüfusu yaklaşık olarak 84 kişi civarında olduğunu tahmin ediyorum.
Ayrıca aynı kitapta köyümüz sınırları içersinde olan ve şu anda harabe olan ARSLANDOĞMUŞ Köyünün neresi olduğu ile ilgili çelişkiler olup Kitabın yazarının bizim köyümüzün civarını tanımadığı anlaşılmaktadır. Kitapta Adı geçen yerin bizim köyümüz sınırları içersinde Arslandoğmuş mevkiidir buda belirtilen yerdeki mezarlıktaki kafası kırık Aslan heykellerinden anlaşılmaktadır. Bu mevkiin İslamiyet ten öncede yerleşim yeri olduğu Yerleşim yerindeki insanların islamiyete geçtikten sonra Aslan heykellerinin kafalarını kırıp mezar taşı olarak kullanmışlardır. Ayrıca buradaki kalıntılardan sökülen taşlar köyümüzde çeşmelerde ve evlerde inşaatlarda kullanılmıştır. Köyümüz halkı arasında bu mevkiiye içersinde bulunan zaviyeden dolayı Tekke denmektedir. Arslandoğmuş köyünün o tarihte 12 hane olduğundan bahsedilmektedir.
1074 yılında Sivrihisar’a Selçukluların yerleşmesi ile birlikte ilçenin adının KARAHİSAR olduğu bilinmektedir. Bu devirde birçok camii, medrese, hamam gibi eserler yapılmıştır.
Sivrihisar 1289 tarihinde Osmanlı hakimiyeti altına girdi. Bir müddet sonra, Osman Bey Sivrihisar’la birlikte bütün Eskişehir çevresinin idaresini kardeşi Gündüz Beye vermiştir. 3000 kadar Türkmen aşireti çevreye yerleştirilmiştir. Sivrihisar halkının soyu Oğuz Türkmen aşiretinin devamıdır. Sivrihisar’a gelen oğuz boyları ve kolları;
Sivrihisar bölgesi Müslüman Türklerin eline geçmesinden sonra da burada Hristiyanlık faaliyetleri İslam’ın yanında devam etmiştir. Ayrıca Hülagu tarafından 1251 yılında bundan (700 sene önce) yöreye getirilen Ermeniler hırıstiyan ananelerini burada sürdürmüşler. Rusya’dan gelen Kigunk ve Papasivanus (Hırıstiyan ,Ermeni ) kabileleri Elcik ve Memik Köylerine yerleştirilmişler, fakat bunlar daha sonra Sivrihisar merkezine taşınarak birleşmişlerdir. Bunlar Sivrihisar ’ da Rumlar ’la birlikte olup Müslüman halka çok eziyet etmişler, bilhassa Milli Mücadele yıllarında aşırı taşkınlıklar yaparak Türkler ’e eza ve cefa yapmışlar, savaş sonunda ise ilçeden sökülüp atılmışlardır.
Aynı kitapta arslandoğmuş köyündeki zaviye’den bahsedilmektedir.
Oruç İbrahim Zaviyesi: Sivrihisar’ın Arslandoğmuş köyünde bulunan bu zaviyenin kuruluşu Osmanlı Devletinin kurulduğu ilk yıllara kadar gitmektedir. Ahi Hasan adındaki kimse şeyh iken kendi isteğiyle görevinden ayrılmış ve burası Sivrihisar kadısı tarafından Piri Fakih’e uygun görülmüştür. Ve Kanuni’nin beratı ile Piri Fakih’e sadaka olunmuştur.
Bu kısım Sivrihisar tarihi adlı kitaptan alıntıdır.
Mısır Memlûk Devleti (Memlûklar, Memluklar, Memluk Devleti)
1250-1517 yılları arasında, Mısır ve Suriye dolaylarında hüküm süren devlet.
Memlûk, Arapça ’da “köle” (Beyaz köle) demektir. Hükümdar ve emirlerin muhafız birliklerine bağlı bu köleler, meziyetleri sayesinde, zamanla hizmetinde bulundukları devletlerde idarî kadroyu ele geçirmişlerdir. Kendi nüfuslarını kuvvetlendirmek maksadıyla, islam tarihinde ilk defa memlûk (beyaz köle) kullananlar, Abbasî halîfeleri olmuştur. Abbasî ordusundaki Türk memlûkların sayısı, kısa bir süre içerisinde 35 bine ulaştı. Bu Türk askerleri sayesinde Abbasiler, dış tehlikelere başarıyla karşı koydular.
Şenol ÖZ.
KÖYÜMÜZÜN 1. ÇİHAN VE ÇANAKKALE SAVAŞINDAKİ YERİ
KÖYÜMÜZÜN 1. ÇİHAN VE ÇANAKKALE SAVAŞINDAKİ YERİ
Babam köyümüzün ilkokulunda yetişen ilk öğretmen Mehmet Öz’den edindiğim bilgiye göre kendisi 1967 - 1971 yılları arasında köyümüzde öğretmenlik yaparken savaşa katılanları okula getirip öğrencilere savaşla ilgili anılarını anlattırır ve savaşla ilgili anılarını anlatırken ağlayıp çok cefa çektik bize o günleri tekrar hatırlatmayın diye söylediklerini belirtmiştir.
Köyümüzden 1. Cihan ve Çanakkale savaşlarına 38 kişi katılmış olup savaşa katılanlardan 27 kişi şehit olmuş 11 kişi sağ olarak dönmüştür.
Sağ olarak dönenler Ömer Çavuş , Ahmet TÜYSÜZ, Süleyman AKYATAK (Dobaç) , Süleyman Türk (Hacı), İzzet AKYATAK, Kel Ömer, Ahmet ÇAL, Öksüz Ahmet (Ahmet Çam), Veli YILDIZ, Süleyman EREN, Ali EREN dir. Benim 2 Dedem de babamın dedesi Ali Osman ÖZ ve Annemin dedesi Kabakcı oğlu Mehmet Çanakkale savaşında şehit olmuşlardır.
Aşağıda isimleri yazılı köy halkından olanlar 1911 yılında askerlik yapmaya başlamış 1923 yılında cumhuriyet kurulduktan daha sonra bitirmişlerdir. Askerlikleri boyunca hiç izin kullanmadan 4 cephede savaşıp sağ olarak köyümüze dönmüşlerdir. Süleyman AKYATAK (Dobaç) Yemen savaşına katılmış, Süleyman Türk (Hacı) Mekke muhafızı olarak görev yapmış, Ahmet Tüysüz (Tüsüz Ahmet) Süveyş Kanalında askerlik yaparken İngilizlere esir düşmüş Kattül amarede 2 yıl esir kalmıştır, Ömer Aslan (Ömer Çavuş) Galicyada 1. Dünya savaşına katılmış , İbrahim Selek (sepetçi), Öksüz Ahmet (Ahmet Çam) , Namı diyar Köfteci, Trablusgarp, Balkan savaşı,1.Dünya savaşı ve kurtuluş savaşlarına katılmışlar hiç izin kullanmadan 14 yıl askerlik yapmışlar. Savaş bitip Askerler köye döndüğünde çoğu aile inanamamış ve çocuklarını tanıyamamış çünkü uzun süre haber alamadıkları için şehit olduklarını düşünmüşlerdir.
Kel Ömer Galicyada 1 dünya savaşında yaralanıp gazi olmuştur.
Cumhuriyetimiz kurulurken köyümüz halkının çok emeği geçmiş olup şehitlik mertebesine ulaşıp hakkın rahmetine ulaşanlara,Yaralanıp Gazi olanlara ve emeği geçenlere ne kadar minnettar olduğumuzu iletsek azdır çünkü Minarelerdeki bu ezan onların sayesinde susmuyor, Gönlerdeki bu ay yıldızlı şanlı Bayrağımız onların sayesinde dalgalanıyor.
İnşallah sonsuza kadar Minarelerdeki ezan susmayacak, Şanlı bayrağımız gönlerde dalgalanacak.
Şenol ÖZ.
KÖYÜMÜZ'ÜN KURTULUŞ SAVAŞINDAKİ YERİ.
KÖYÜMÜZ'ÜN KURTULUŞ SAVAŞINDAKİ YERİ.
Kurtuluş savaşında yunanlılar bizim köyümüzü işgal etmişler ve Sakarya savaşında mağlup olup geri kaçarken hiçbir ev kalmamak şartı ile tamamen köyümüzü yakmışlar. Geri kaçarken 7000 baş koyun ve keçi ile 200 büyük baş hayvanı beraberinde götürmüşlerdir.
Köyümüz halkından kurtuluş savaşına çok sayıda katılan olmuş bunlardan Kel Hasan ( Hasan Öz), Kel Ahmet ( Ahmet Öz), Hacı Süleyman (Süleyman Eren), Hacı Ali ( Ali eren) , Hasan Çam (Kırma hasan) ve Hasan Çelik( Eminenin Hasan), askerliğini bitirdikten sonra sağ olarak köyümüze dönmüşlerdir.
Köyümüzün erkekleri savaşmak için cephede olduğundan dolayı Köyde bulunan yaşlı, Kadın ve çocuklar Alan yaylası yakınındaki tınaz tepesindeki bir mağarada saklanmışlar . Kurtuluş savaşında köyümüzden çok şehit olanlar olmuştur. Bilahare yunanlılar bizim köy civarını terk etmesinden sonra Köylülerimiz tekrar evlerine dönmüşler o yıllarda bir tarafta savaş , bir tarafta, kıtlık Köyümüz insanları çok cefa çekmiştir.
Şenol ÖZ.