MEMİK KÖYÜ'NE HOŞ GELDİNİZ.
 
Memik Köyü
MEMİK BİZİM KÖYÜMÜZ  
  KÖYÜMÜZ
  KÖYÜMÜZE ERİŞİM
  KÖYÜMÜZ TARİHİ
  KÖYDE YAŞAM
  FOTOĞRAF GALERİSİ
  MEMİK KÖYÜ 2015 FOTOĞRAFLARI.
  KÖYDEN SİMALAR
  KÖYÜMÜZ ÇEŞMELERİ
  GEÇMİŞ ZAMAN
  KÖYÜMÜZ MEZARLIĞI
  MUHTARLARIMIZ
  ÇOCUKLUĞUMUZ
  KÖYDEN YETİŞENLER
  SİVRİHİSAR RESİMLERİ
  HAKKINDA
  Müzik
  MEMİK KÖYÜ.
  Evlenenler
  Faydalı Bilgiler
  Üye Olunuz
  Sizin Görüşleriniz
  Spor
  Kısa Hadisler.
  Faydalı Linkler
  Fıkra
  DERS ALINACAK ÖYKÜLER
  Köyden Haberler
  Vefat Edenler
  Duyurular ve Yenilikler
  Sayaç
MEMİK KÖYÜ'NE HOŞ GELDİNİZ.
Vefat Edenler






Köyümüz sakinlerinden Güssün TORANLI hakkın rahmetine kavuştu.03/04/2009



Mehmet Ali ÇALGIN.01/05/2009 da eklendi.



Kezban ÇALGIN.01/05/2009 da eklendi.


Mustafa ÖZ (Kellölü) 15/02/2009.eklendi.



Abdurrahim ÖZ.15/02/2009 da eklendi.

Dostlarım


Neden beni getirip, teneşirde soydunuz ?
Arkasından yıkayıp, bir tabuta koydunuz ?
Neden toplandı bugün, burada bunca kişi ?
Bir yanlışlık olmalı, anlamadım bu işi !..

Niçin bağlandı çenem?.. Bu kefen neyin nesi ?
Söyleyin!. Gerçek midir, duyduğum salâ sesi ?
Ne işim vardı benim, bu musalla taşında ?
Oysa olmam gerekir, işlerimin başında... 

Yoksa bu yaptığınız; bir oyun , bir şaka mı ?
Tadında kalsın artık, bırakın şu yakamı.
Ya sen, hoca efendi!. Oyuna dahil misin ?
Ben nasıl ölürüm ki; bu kadar cahil misin ? 

Yoksa kim olduğumu, sen de mi bilmiyorsun ?
Bir özür dileyip de, kendine gelmiyorsun ?
Haberin var mı benim, şöhretimden, şânımdan ?
O derin mafyadaki, büyük itibarımdan?.. 

Belki merak edersin, ünvanımı rütbemi;
Ulemâ susta durur, bir giyersem cübbemi.
Bana yakışıyor mu, burada böyle yatmak ?
Sanki ölmüşüm gibi, omuzlarda tur atmak ?.. 

Lütfen, hoca efendi, sürdürme şu oyunu;
Benim gibi bir kurda, güldürme şu koyunu..
Hele, şu cebindeki, telefonu bir ver de;
Bak nasıl açılacak, kapılar perde perde... 

Şu gördüğün hüzünlü maskelere aldırma;
Onlara inanıp da, sakın namaz kıldırma.
Duydum ki; işgüzarlar, mezar bile kazmışlar.
Görüyorsun ya hocam, bunlar hepten azmışlar... 

Kaldır artık tabutun, kapağını üstümden;
Sıkılmaya başladım, şu dikişsiz kostümden.
Aklını kullan hocam!.. Ben sözümü tutarım;
Seni Ulu Cami'ye imam bile atarım... 

Karar ver de bu işi, tatlıya bağlayalım;
Maaşına ilâve , bir katkı sağlayalım.
Bu kadar şaka yeter, beni artık salıver;
İlk taksitin yerine, şu zarfı da alıver...

...................................................................
Dinle ey âciz mevta!. Bu konuşan hocadır;
Gördüklerin ne şaka, ne de kandırmacadır.
Sağlığında ''yobaz'' der, beni hep küçümserdin;
Şimdi ne oldu sana, hocaya postu serdin ?..

Uyan artık ey mevta!. Sen öldün.. Sağ değilsin ;
Çırpınışın boşuna, o dik başın eğilsin!.
Bu tabutlara daha, ne şöhretler girecek,
Neler gördü bu hoca, daha neler görecek...

Bekliyor Münker Nekir, şimdi seni mezarda;
Rüşvet müşvet geçmiyor, gideceğin pazarda.
Bu dünyada put yaptın, şan ,şöhreti, parayı;
Az sonra göreceksin, orda akla karayı.

Gelecek kulağına, önce şöyle bir hitap;
''Duymadın mı dünyada , Kurân diye bir kitap?''
Duydum desen bir türlü , duymadım desen yalan.
Kurtarır belki seni, mafyadan arta kalan...

Gerçekleri bu fakir, böyle getirdi dile,
Bilirim.. Bu satırlar, anlayana çok bile.
Uzatıp bozmayalım, şiirin kıvamını;
Herkes kendi getirsin öykünün devamını...
24/12/2008 de eklendi
Şenol ÖZ


VEFAT




VEFAT.

Köyümüz sakinlerinden Eskişehir'de ikamet eden ibrahim çavuşların ŞEFİK (Nüfus taki ismi Ahmet KARTAL) 13/11/2008 günü Eskişehirde  hakkın rahmetine kavuşmuş olup Cenazesi Eskişehirde defin edilmiştir.Merhuma 'a Allah'tan Rahmet   Kederli ailesine Memikliler olarak başsağlığı dileriz.
13/11/2008.

-------------------------------------------





Satılmış ve Merhum eşi Şükran ÖZ



İsmail AKYATAK.Torunu Yasemin YAVAŞ gönderdi.26/11/2008 de ekledik.



Köyümüz sakinlerinden Rahmetli Ali ÇELİK (Topal Ali) 
Sadık ÖZ gönderdi.05/11/2008 de eklendi



Köyümüz sakinlerinden Rahmetli Ahmet ÖZ (Kel AHMET)
Torunu Sadık ÖZ gönderdi.05/11/2008 de eklendi



Merhum Osman ve Satılmış GENÇ ( Eklenme tarihi 20/10/2008)



Rahmetli Abdulkadir ÖZ



Trafik kazası sonucu 1990 yılında vefat eden Rahmetli Zeynel ÖZ

Köyümüzün Eski Muhtarlarından Rahmetli Hüseyin ÇALIK



Köyümüzün Eski Muhtarlarından  Rahmetli Yusuf TOSUN 



Trafik kazası sonucu Antalyada Vefat eden Rahmetli Mehmet KARTAL



2003 Yılında Antalyada iş kazası sonucu hayatını kaybeden Rahmetli Satılmış GENÇ



Rahmetli Vayde DOĞAN



Rahmetli Eminne TÜRK.




Mustafa ÇELİKER.

MEMİK KÖYÜNE HOŞ GELDİNİZ  
   
Facebook beğen  
 
 
KÖYÜMÜZ'Ü TANIYALIM  
  KÖYÜMÜZ'Ü TANIYALIM
Memik köyü, Sivrihisar’a 21 km. Eskişehir’e 121 km, Ankara ’ya 140 km ve Ankara, Eskişehir ( E 23) Karayoluna 7 Km uzaklıkta olup küçük sayılabilecek tipik bir anadolu köyüdür.

Köyümüzün Nüfusu 217 kişidir, En son seçimlerde oy kullanan 138 kişidir. Yaklaşık 60 Hane daimi ikamet eden bulunmaktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyümüz arazi kullanım alanı olarak ufak olduğu için devamlı göç vermekte olup genelde, Eskişehir, Antalya, Sivrihisar, İstanbul ve İzmit tarafına göç vermektedir.

Arazi büyüklüğü yaklaşık olarak 25.000 Dönüm olup, Sulu Alan 3.500 Dönüm civarındadır, Kıraç olarak tabir edilen yerler ise 8,500 Dönüm civarındadır. Kıraç alanda ise tarımda kullanılan bölüm 8.500 Dönüm civarındadır. Toplam tarımda kullanılan arazi 12 000 dönüm civarıdır.
Köyümüzün bir yaylası olup (Alan yaylası) Köyümüze Uzaklığı 9 Km dir buranın yakınında şu anda Köyümüz dışından gelen yabancı bir aile yaşayıp hayvan yetiştiriciliği yapmaktadır.
Şenol ÖZ.
 
KÖYÜMÜZ'ÜN TARİHİ  
  KÖYÜMÜZÜN TARİHİ

Köyümüzün tarihi çok eskiye dayanmakta olup buda Büvet mevkiindeki köy yerleşim kalıntıları, köyümüzün doğusundaki Yalıkurdun dere batısındaki yerleşim kalıntılarından, Elcik köyü ile memik köyü sınırı olan Hacı Mahmut çeşmesi mevkiindeki yerleşim kalıntıları, Çakıllı Kızılyer ve İn önü mevkiindeki hamam yeri kalıntıları ve o bölgeye Osman çaldan gelen su künkleri ile Babakayası mevkiinden gelen su künkleri ve bu civardaki kalıntılarından anlaşılmaktadır, buralardaki mezarların yapısından hırıstiyanlık dönemine ait olduğu bellidir buda bundan yaklaşık olarak 2000 yıl öncesi olan Romalılar dönemine denk gelmektedir.
Köyümüz halkının 26 Haziran ile 3 Temmuz 1243 tarihleri arasında Anadolu Selçuklularının, Moğollara yenilmesiyle sonuçlanan 1 Temmuz 1243 tarihinde Sivas’ın 80 kilometre doğusunda meydana gelen Kösedağ savaşı Türk-İslâm tarihinde, önemli bir dönüm noktası teşkil etmiştir. Bu savaş 200 Yıllık Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılma sürecine girmesine sebep olmuştur. Anadolu Selçuklularının dağılmasından sonra atalarımız şimdiki yerine yerleştiği ile ilgili verilere ulaşılmıştır.
Köyümüzde Arslandoğmuş mevkii ve Saffet Genç, in evinin yanındaki mezarlık kalıntılarından başka eski bir kalıntı bulunmamaktadır. Benim tahminim Köyümüz Selçuklular zamanında şu anda bulunduğu yere gelmiş olasılığı yüksek bazı rivayetlere göre 1250 ile 1572 yılları arasında mısır ve Suriye dolaylarında hüküm süren Memlük devleti ile bağımız olduğu söylemleri olsa da benim yaptığım araştırmalarda atalarımızla Memlük devleti arasında her hangi bir bağa rastlayamadım.
Dr Halime DOĞRU ‘nun XV. ve XVI. YÜZYILLARDA SİVRİHİSAR NAHİYESİ adlı Türk tarih kurumu tarafından 1997 yılında basılan kitabında Köyümüzün isminin MEMLÜK olarak geçtiğini ve 1486 ile 1581 Yılları arasında köyümüzün 14 hane olduğundan bahsetmekte ise de Nüfusunun kaç kişi olduğuna ulaşılamamış olup tahmini nüfusu her haneyi 6 kişi olarak hesaplarsak !. çünkü eskiden aileler evlenen çocukları ile aynı hanede kalıyorlardı birde ailemiz kalabalık olsun bazısı asker olup savaşa gider bazısı da köyde kalıp aileye bakar diye çok çocuk yapıyorlardı nüfus kalabalıktı bundan dolayı Köyümüzün nüfusu yaklaşık olarak 84 kişi civarında olduğunu tahmin ediyorum.

Ayrıca aynı kitapta köyümüz sınırları içersinde olan ve şu anda harabe olan ARSLANDOĞMUŞ Köyünün neresi olduğu ile ilgili çelişkiler olup Kitabın yazarının bizim köyümüzün civarını tanımadığı anlaşılmaktadır. Kitapta Adı geçen yerin bizim köyümüz sınırları içersinde Arslandoğmuş mevkiidir buda belirtilen yerdeki mezarlıktaki kafası kırık Aslan heykellerinden anlaşılmaktadır. Bu mevkiin İslamiyet ten öncede yerleşim yeri olduğu Yerleşim yerindeki insanların islamiyete geçtikten sonra Aslan heykellerinin kafalarını kırıp mezar taşı olarak kullanmışlardır. Ayrıca buradaki kalıntılardan sökülen taşlar köyümüzde çeşmelerde ve evlerde inşaatlarda kullanılmıştır. Köyümüz halkı arasında bu mevkiiye içersinde bulunan zaviyeden dolayı Tekke denmektedir. Arslandoğmuş köyünün o tarihte 12 hane olduğundan bahsedilmektedir.

1074 yılında Sivrihisar’a Selçukluların yerleşmesi ile birlikte ilçenin adının KARAHİSAR olduğu bilinmektedir. Bu devirde birçok camii, medrese, hamam gibi eserler yapılmıştır.
Sivrihisar 1289 tarihinde Osmanlı hakimiyeti altına girdi. Bir müddet sonra, Osman Bey Sivrihisar’la birlikte bütün Eskişehir çevresinin idaresini kardeşi Gündüz Beye vermiştir. 3000 kadar Türkmen aşireti çevreye yerleştirilmiştir. Sivrihisar halkının soyu Oğuz Türkmen aşiretinin devamıdır. Sivrihisar’a gelen oğuz boyları ve kolları;

Karkın , Kınık, Alaçat veya Aliço, İmralı, İmur, Yolemir, Beydili, Yazır, Buğdüz aşiretleri Avşar, Kılıç, Kırgız, Köseler, Sazılar Boylarıdır.

Sivrihisar bölgesi Müslüman Türklerin eline geçmesinden sonra da burada Hristiyanlık faaliyetleri İslam’ın yanında devam etmiştir. Ayrıca Hülagu tarafından 1251 yılında bundan (700 sene önce) yöreye getirilen Ermeniler hırıstiyan ananelerini burada sürdürmüşler. Rusya’dan gelen Kigunk ve Papasivanus (Hırıstiyan ,Ermeni ) kabileleri Elcik ve Memik Köylerine yerleştirilmişler, fakat bunlar daha sonra Sivrihisar merkezine taşınarak birleşmişlerdir. Bunlar Sivrihisar ’ da Rumlar ’la birlikte olup Müslüman halka çok eziyet etmişler, bilhassa Milli Mücadele yıllarında aşırı taşkınlıklar yaparak Türkler ’e eza ve cefa yapmışlar, savaş sonunda ise ilçeden sökülüp atılmışlardır.
Aynı kitapta arslandoğmuş köyündeki zaviye’den bahsedilmektedir.

Oruç İbrahim Zaviyesi: Sivrihisar’ın Arslandoğmuş köyünde bulunan bu zaviyenin kuruluşu Osmanlı Devletinin kurulduğu ilk yıllara kadar gitmektedir. Ahi Hasan adındaki kimse şeyh iken kendi isteğiyle görevinden ayrılmış ve burası Sivrihisar kadısı tarafından Piri Fakih’e uygun görülmüştür. Ve Kanuni’nin beratı ile Piri Fakih’e sadaka olunmuştur.

Bu kısım Sivrihisar tarihi adlı kitaptan alıntıdır.

Mısır Memlûk Devleti (Memlûklar, Memluklar, Memluk Devleti)
1250-1517 yılları arasında, Mısır ve Suriye dolaylarında hüküm süren devlet.
Memlûk, Arapça ’da “köle” (Beyaz köle) demektir. Hükümdar ve emirlerin muhafız birliklerine bağlı bu köleler, meziyetleri sayesinde, zamanla hizmetinde bulundukları devletlerde idarî kadroyu ele geçirmişlerdir. Kendi nüfuslarını kuvvetlendirmek maksadıyla, islam tarihinde ilk defa memlûk (beyaz köle) kullananlar, Abbasî halîfeleri olmuştur. Abbasî ordusundaki Türk memlûkların sayısı, kısa bir süre içerisinde 35 bine ulaştı. Bu Türk askerleri sayesinde Abbasiler, dış tehlikelere başarıyla karşı koydular.
Şenol ÖZ.
 
KÖYÜMÜZÜN 1. ÇİHAN VE ÇANAKKALE SAVAŞINDAKİ YERİ  
  KÖYÜMÜZÜN 1. ÇİHAN VE ÇANAKKALE SAVAŞINDAKİ YERİ


Babam köyümüzün ilkokulunda yetişen ilk öğretmen Mehmet Öz’den edindiğim bilgiye göre kendisi 1967 - 1971 yılları arasında köyümüzde öğretmenlik yaparken savaşa katılanları okula getirip öğrencilere savaşla ilgili anılarını anlattırır ve savaşla ilgili anılarını anlatırken ağlayıp çok cefa çektik bize o günleri tekrar hatırlatmayın diye söylediklerini belirtmiştir.
Köyümüzden 1. Cihan ve Çanakkale savaşlarına 38 kişi katılmış olup savaşa katılanlardan 27 kişi şehit olmuş 11 kişi sağ olarak dönmüştür.
Sağ olarak dönenler Ömer Çavuş , Ahmet TÜYSÜZ, Süleyman AKYATAK (Dobaç) , Süleyman Türk (Hacı), İzzet AKYATAK, Kel Ömer, Ahmet ÇAL, Öksüz Ahmet (Ahmet Çam), Veli YILDIZ, Süleyman EREN, Ali EREN dir. Benim 2 Dedem de babamın dedesi Ali Osman ÖZ ve Annemin dedesi Kabakcı oğlu Mehmet Çanakkale savaşında şehit olmuşlardır.

Aşağıda isimleri yazılı köy halkından olanlar 1911 yılında askerlik yapmaya başlamış 1923 yılında cumhuriyet kurulduktan daha sonra bitirmişlerdir. Askerlikleri boyunca hiç izin kullanmadan 4 cephede savaşıp sağ olarak köyümüze dönmüşlerdir. Süleyman AKYATAK (Dobaç) Yemen savaşına katılmış, Süleyman Türk (Hacı) Mekke muhafızı olarak görev yapmış, Ahmet Tüysüz (Tüsüz Ahmet) Süveyş Kanalında askerlik yaparken İngilizlere esir düşmüş Kattül amarede 2 yıl esir kalmıştır, Ömer Aslan (Ömer Çavuş) Galicyada 1. Dünya savaşına katılmış , İbrahim Selek (sepetçi), Öksüz Ahmet (Ahmet Çam) , Namı diyar Köfteci, Trablusgarp, Balkan savaşı,1.Dünya savaşı ve kurtuluş savaşlarına katılmışlar hiç izin kullanmadan 14 yıl askerlik yapmışlar. Savaş bitip Askerler köye döndüğünde çoğu aile inanamamış ve çocuklarını tanıyamamış çünkü uzun süre haber alamadıkları için şehit olduklarını düşünmüşlerdir.
Kel Ömer Galicyada 1 dünya savaşında yaralanıp gazi olmuştur.

Cumhuriyetimiz kurulurken köyümüz halkının çok emeği geçmiş olup şehitlik mertebesine ulaşıp hakkın rahmetine ulaşanlara,Yaralanıp Gazi olanlara ve emeği geçenlere ne kadar minnettar olduğumuzu iletsek azdır çünkü Minarelerdeki bu ezan onların sayesinde susmuyor, Gönlerdeki bu ay yıldızlı şanlı Bayrağımız onların sayesinde dalgalanıyor.
İnşallah sonsuza kadar Minarelerdeki ezan susmayacak, Şanlı bayrağımız gönlerde dalgalanacak.
Şenol ÖZ.
 
KÖYÜMÜZ'ÜN KURTULUŞ SAVAŞINDAKİ YERİ.  
  KÖYÜMÜZ'ÜN KURTULUŞ SAVAŞINDAKİ YERİ.

Kurtuluş savaşında yunanlılar bizim köyümüzü işgal etmişler ve Sakarya savaşında mağlup olup geri kaçarken hiçbir ev kalmamak şartı ile tamamen köyümüzü yakmışlar. Geri kaçarken 7000 baş koyun ve keçi ile 200 büyük baş hayvanı beraberinde götürmüşlerdir.

Köyümüz halkından kurtuluş savaşına çok sayıda katılan olmuş bunlardan Kel Hasan ( Hasan Öz), Kel Ahmet ( Ahmet Öz), Hacı Süleyman (Süleyman Eren), Hacı Ali ( Ali eren) , Hasan Çam (Kırma hasan) ve Hasan Çelik( Eminenin Hasan), askerliğini bitirdikten sonra sağ olarak köyümüze dönmüşlerdir.

Köyümüzün erkekleri savaşmak için cephede olduğundan dolayı Köyde bulunan yaşlı, Kadın ve çocuklar Alan yaylası yakınındaki tınaz tepesindeki bir mağarada saklanmışlar . Kurtuluş savaşında köyümüzden çok şehit olanlar olmuştur. Bilahare yunanlılar bizim köy civarını terk etmesinden sonra Köylülerimiz tekrar evlerine dönmüşler o yıllarda bir tarafta savaş , bir tarafta, kıtlık Köyümüz insanları çok cefa çekmiştir.
Şenol ÖZ.
 
Bugün 2 ziyaretçiburdaydı!
KÖYÜMÜZE HOŞ GELDİNİZ. Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol